BURASI, 2012 KIBRIS AB DÖNEM BAŞKANLIĞI'NIN ÇEVRİMİÇİ ARŞİVİDİR. WEB SAYFASI ARTIK GÜNCELLENMEYECEKTİR.
 

HABERLER

Makaleler - 'Gymnich' Ruhuna nufüz etmek''
05.09.2012, 18:27 (CET)
AB Dışişleri Bakanları, 7 Eylül Cuma günü, Kıbrıs’ta, Baf’ta AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Komiseri Barones Catherine Ashton başkanlığında iki günlük gayrı resmi görüşmeler (Gymnich) için toplanacaklar. Gayrı Resmi Dışişleri toplantısı ev sahibi Kıbrıs Dışişleri Bakanı Dr. Erato Kozaku-Markulli, görüşülecek konuları anlattı.

S: Su ve Eğitimin Gayrı resmi toplantı sırasında görüşülecek olan üç konudan ikisi olması bekleniyor. Bu konuları hangi parametreler AB ve Dışişleri Bakanları gayrı Resmi toplantısıyla ilişkilendiriyor?

C: Öncelikle, gayrı resmi toplantı için üye ülkelerin Dışişleri Bakanlarının Kıbrıs’ı ziyaret edecek olmalarından duyduğum memnuniyeti ve coşkuyu belirtmeme izin verin. Kıbrıs’ın ev sahipliği yapacağı toplantı, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği Konseyi Başkanlığı’nın önem verdiği toplantılardan biridir. Bu toplantı, bakanlara ülkemizi öğrenmeleri, konukseverliğimizi anlamaları ve aynı zamanda önemli dış politika konuları üzerinde derinlemesine görüşme yapma fırsatı verecektir.

Doğru olarak belirttiğiniz gibi su ve eğitim Gymnich’in ilk gününde enine boyuna görüşülecek iki konu olacaktır. Dışişleri Bakanları niçin su ve  eğitim konularını görüşecekler diye sorulabilir. Cevap çok basittir. Hem su hem eğitim, dışişleri politikasının formüle edilmesi ve yürütülmesiyle ilgili konulardır. Bu konular Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle ilişkisinde oldukça önemli faktörlerdir. Aslında bu konuları Gymnich’te enine boyuna görüşmek, Yüksek Temsilci tarafından başlatılan yeni bir yaklaşımı oluşturmaktadır. Dışişleri Bakanları yalnıza geleneksel dış politika konularını değil, dış ilişkileri daha geniş biçimde görüşebilirler.

Su ve Eğitim, modern dünyanın görüştüğü en önemli iki konudur. Bu konular sadece Avrupalıların değil bütün insanlığın, nerede yaşadıklarına bakılmaksızın, günlük yaşamda etkilendikleri konulardır. Bu konular sınırları aşar ve dünyada toplumların gelişmesine etki ederler.

Su, insanlığın hayatta kalabilmesi için yaşamsal öneme sahip bir kaynaktır, anlaşmazlığın veya işbirliğinin kaynağı olabilmektedir. Suyla ilgili konular, örneğin su kaynakları yönetiminin, su kaynaklarının korunmasının, su kıtlığının sonuçlarının insanlar ve devletlerarasında doğrudan etkisi vardır.

Eğitim, temel bir insani haktır. Yoksulluk ve radikalleşmekle mücadelede bir araç haline gelebilir, siyasi istikrar, demokrasi ve barış çabalarında gerekli bir unsur olabilir.

Hem su hem eğitim önemli bir ölçüt olarak kapsamlı bir AB dış politikasına eklenebilir. Gymnich toplantıları sırasında bunların görüşülmesi, bunu nasıl yapabileceğimizi görmemiz için iyi bir fırsattır.

S: Toplantının gayrı resmi karakteri görüşmelere nasıl bir dinamik getirebilir?

C: Bu ünlü “Gymnich toplantılarında” gelenektir. “Geri çekilme” karakteri ve AB Dışişleri Bakanları Gayrı Resmi toplantısının amacını, daha rahat bir ortamda AB dış ilişkileriyle ilgili konuları görüşmek için bir araya getirir. Bu ortam toplantının gayrı resmi karakterini teşvik eder, bakanlar arasında daha açık ve daha serbest bir tartışma yapılmasını gayretlendirir. Bu tip toplantılar, Bakanlara ileriye yönelik yolda ve belki de ortak bir anlaşma ve konular üzerinde ortak faydaların anlaşılmasında derinlemesine daha fazla görüş alışverişinde bulunmayı sağlar. Bakanlar toplantısından sonra resmi Konsey Kararları’na oluşmayacağı için Almanya’da Gymnich kalesinde 1974’te yapılan ilk toplantının ruhuyla, stratejik öneme sahip konular üzerinde samimi tartışmalar yapılması mümkün olur.

S: Avrupa Dışişleri Bakanlarının Suriye’deki son gelişmeleri de görüşmesi bekleniyor. Aylardan beri devam eden çatışmalar ve şiddet olaylarıyla ve BM’nin planının başarısız olmasıyla, konuyla ilgili bir karar ufukta görünmüyor.  Suriye’deki durumla ilgili AB’ni ilgilendiren ana konular nelerdir? AB’nin bu konuları konuşmak için geliştirdiği bir plan var mı?

C: Aslında Avrupa Birliği birçok kez  Suriye’de devam eden şiddetle ilgili endişelerini belirtti. Birlik, Suriye rejiminin sistematik insan hakları ihlalleri ve devam eden acımasız saldırıları kınamış ve bunlardan insan haklarını ihlal edenlerin sorumlu olduğunu ifade etmiştir.

Buna ek olarak AB Suriye’deki sivil nüfusun insan haklarına yönelik durumun kötüleşmesi, bunun sonucunda sürekli ve yayılan bir şekilde şiddetle ilgili derin endişelerini dile getirmiştir. Bunun sonucunda yaklaşık bir milyon Suriyeli yerlerinden edilmiş, 200,000 göçmen komşu ülkelere gitmiştir. AB Suriye halkının özgürlüğü, demokrasisi ve itibarı için mücadele etmeye devam edeceğini taahhüt etmiştir.

Son olarak Sayın Lakhdar Brahimi’nın, Birleşmiş Mİlletler ve Suriye için Arap Birliği Ülkeleri Ortak Özel Temsilci olarak atanmasını memnunlukla karşılıyoruz. Sayın Brahimi’nin önemli deneyimi, devam etmekte olan Suriye krizine diplomatik çözüm arama çalışmalarına devam etmede doğru insan olduğu yorumunu getirmektedir.

Baf’ta yapılacak olan Gymnich toplantısı sırasında Dışişleri Bakanları, Suriye’deki dramatik gelişmeler üzerinde görüş alışverişinde bulunacaklar ve özellikle Sayın Brahmi’nin atanması ışığında Suriye’yle ilgili AB politikasını tartışacaklar. Suriye halkına ve göçmenlere yardımın güçlendirilmesi için AB’nin ne yapabileceğini, ayrıca ülkede gerçek bir demokratik siyasi geçiş hazırlıklarına nasıl katkıda bulunabileceğimizi görüşecek. 

Kapsamlı ve uyumlu bir AB yaklaşımı olması gerektiğine inanmaktayım. Bölgedeki insanlara demokrasi ve geçiş mücadelelerinde onlarla birlikte olduğumuzu göstermemiz gerekmektedir.

S: Son iki yıl içinde Arap Baharı AB’nin güney komşularında siyasi ortamı değiştirdi. Sizin görüşünüze göre şu ana kadar AB’nin tutumu ne oldu, bu devam edecek mi?

C: “Arap Baharı”, Ortadoğu halkına daha iyi bir gelecek için umut oldu. Ancak yeni zorluklar da getirdi. AB, bölgenin geçişinde öncü rol üstlenmelidir. Birlik güney Akdeniz ülkelerinin daha iyi bir geçiş sağlamaları için uluslararası çabaların sağlanmasında lider olmalıdır.

Hep birlikte, hareket etmede daha iyi durumdayız ve gelişmelere önemli bir giriş yapabiliriz. Arap Dünyası’nda olanların Avrupa Birliği, güvenliğimiz, ekonomilerimiz, toplumlarımız, hatta doğal yaşam alanlarımız üzerinde direkt etkisi vardır.

Kıbrıs, coğrafik konumu, Arap ülkeleri ve İsrail’de tarihten gelen mükemmel ilişkilerinden dolayı, bir ses oluşmasını formüle etmede, AB’nin yaklaşımında kapsamlı, etkili , ses getirir, önemli katkıda bulunabilir.

Ben, her ülkeye bağımsız olarak bakmamız gerektiğine inanıyorum. Bölgesel yaklaşım, kesinlikle oldukça önemlidir. Ama “herkese uyan tek bir ölçü” modeli yoktur.  Her ülkenin özelliklerine bakmamız bu özelliklere yanıt vermemiz gerekmektedir.

AB, bölgeye sadece eşitler arasında bir ortak esası üzerinde işbirliğiyle ve sonunda sadece kendimiz yardım edebileceğimizi dikte etmemeli.

Aynı zamanda prensipler üzerinde ısrar etmeliyiz. İnsan haklarına saygı, kadın haklarına saygı, azınlıklara saygı, dini özgürlüklere saygı, bu ülkelerin demokrasiye geçişlerinde ana hedefler olmalıdır.

Bu zor zamanlarda bile “bahse girmeliyiz”. Örneğin Yeni Avrupa Komşuluk Aracı (ENI), özel faydaları ve “Arap Baharı” ülkelerinin ihtiyaçlarını dikkate almalı. Özel yatırımları da teşvik etmeliyiz.

Son olarak insan üzerinde yoğunlaşmalıyız. Eğitim ve kültürel değişiklikleri, insanların birbirleriyle temaslarını, sivil toplumun gelişimini teşvik etmeliyiz. Eğitim, geçiş sürecinin ilerlemesinde bu ülkelerde en önemli anahtardır.

S: 2009 Lizbon Anlaşması’ndan sonra AB dışişleri konularında ana yetki, Dışişleri ve Güvenlik Politikası (HR) ve Avrupa Dış Hareket Hizmetleri (EEAS) için görev Yüksek Temsilciğe verilmiştir. Kıbrıs Başkanlığı bu kurumlarla nasıl işbirliği yapacak ve nasıl bir işlev uygulayacaktır?

Lizbon Anlaşması hükümleri çizgisinde AB Dışişleri & Güvenliği Yüksek Temsilciliği, Kıbrıs’taki gayrı resmi toplantı dâhil, bütün Dışişleri Konseyi toplantılarına başkanlık ediyor.  Dolayısıyla Dışişleri Bakanlığı ve ben şahsen HR ve EEAS ile Gymnich toplantısında yakın işbirliği içerisinde olacağız.

Baroness Catherine Ashton’la mükemmel bir işbirliği içerisindeyiz. Dış politika konularında birçok kez Kıbrıs Başkanlığı’nın HR ve EEAS’ın girişim ve faaliyetlerini desteklemeyi hedeflediğini belirttim.

Bundan başka ağır çalışma koşulları ve zahmetli programından dolayı Yüksek Temsilci bana başkanlığı, üçüncü ülkelerle 201’nin ikinci döneminde yer alacak siyasi diyalog toplantılarında Bakanlık düzeyinde bir dizi toplantıyı kendi adına yürütmemi talep etti. Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) bir diz oturumda, ayrıca AB’nin Dışişleri Komitesi’ndeki brifinglerde de kendisini temsil edeceğim.

Communications Officer
Charis Christodoulidou

Ministry of Foreign Affairs

Email: cchristodoulidou@mfa.gov.cy
Telefon: +357 22401165

İLGİLİ BELGELER