BURASI, 2012 KIBRIS AB DÖNEM BAŞKANLIĞI'NIN ÇEVRİMİÇİ ARŞİVİDİR. WEB SAYFASI ARTIK GÜNCELLENMEYECEKTİR.
 
Çevre
  • Temiz su yaşamsal bir doğal kaynaktır ve dikkatli ve adaletli bir biçimde yönetilmelidir. Yaşamın ve gıda üretimi, enerji ve endüstriyel ürünler dahil olmak üzere tüm ekonomik faaliyetlerin ayrılmaz bir parçasıdır. Yeterli miktarda temiz su temini, insan sağlığı ve refahı için ön şarttır ve biyolojik ve sulu ekosistemler için gereklidir.

    A.B. kapsamlı bir su politikası geliştirmiştir. Bu politika zamanla su kullanımı gerektiren ana faaliyetler ile ilgili sağlık ve çevre etkileri ile ilgili sorunları düzenlemek için geliştirilmiştir. 2000 yılında Çerçeve Direktifin kabul edilmesiyle beraber su politikası suyun entegre yönetimi yönünde önemli bir adım atmıştır. Bu politika, nehir havzası düzeyi ve 2015 yılına kadar AB'deki bütün suları için iyi bir yönetim ilkesinin oluşturulması amacına dayanmaktadır. Taşkınlar Direktifi (2007) ve Denizcilik Stratejisi (2008) Çerçeve Direktifi, su entegre yönetimi için ilave yasal araçlar sunmuştur. Yasal çerçeve, 2007 yılında su kıtlığı ve kuraklık için strateji ve 2009 yılında kabul edilen İklim Değişikliğine Uyum üzerine Beyaz Kitap ile güçlendirilmiştir. Bu çabalara rağmen su kaynakları kirliliği, hydromorphology’nin bozulması, soyutlama ve topraktaki organik madde azalması hala gündemdeki yerlerini korumaktadırlar. Bu olumsuz gelişmeler ekosistemleri ve ekonomik faaliyetleri etkilemektedirler. Ayrıca, demografik değişim, arazi kullanımı ve ekonomik kalkınma değişikliği, kirlilik artışı ve su kıtlığı problemleri yeni boyutlar kazanmaktadırlar. Bu durum iklim değişikliğiyle beraber özellikle Akdeniz bölgesinde kötüleşecektir. Aynı zamanda, Avrupa’da su taşkınları artacaktır. Bu gelişmeler 2015 yılı için öngörülen suların iyi durumun garanti altına alınması hedefinin başarılmasını tehlikeye sokmaktadır.

    Yukarıdaki zorlukların üstesinden gelmek ve su politikasının hedeflerini gerçekleştirmek için, Avrupa Komisyonu, 2012 yılı sonundan önce "Avrupa'da su kaynaklarının korunması için Plan" (“Blueprint to safeguard Europe’s water resources”) oluşturacaktır. Bu hedef doğrultusunda yeterli miktarda, iyi su kapasitesinin elde edilmesi, suların sürdürülebilir ve akılcı kullanımı, uzun vadeli bir hedef olarak ele alınmaktadır. Plan Avrupa 2020 Stratejisi ile iç içedir ve kaynakları açısından rekabetçi bir Avrupa için yol haritası ve su açısından da bir dönüm noktası teşkil edecektir. Blueprint birkaç su politikası önerisi içerecek ve sürekli şekilde dört önerinin değerlendirmesine dayalı olacaktır:

    • Nehir Havzası Yönetim Planlarının değerlendirilmesi
    • Su kıtlığı ve kuraklıklar üzerine politikaların gözden geçirilmesi
    • İklim değişikliğinin ve insan baskısının su kaynakları açısından değerlendirilmesi
    • AB su politikasının doğruluğunun gözden geçirilmesi

    Blueprint’in 2012 Kasım’ında yayınlanması öngörülmektedir. Kıbrıs Dönem Başkanlığı, Lefkoşa’da, 7 ve 8 Temmuz’da gerçekleştirilecek olan Gayrı Resmi Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlar  Toplantısı’nda Blueprint ana maddelerini açıklayacaktır. Ayrıca, Blueprint sonuçlarını ve önerilerini sunmak için Avrupa Komisyonu ile işbirliği içinde bir konferans düzenlemeyi tasarlamaktadır. Bu konferans, 27  - 29 Kasım 2012 tarihinde Limasol’da gerçekleşecek olan, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlar  Toplantısı’na paralel olarak, 26 ve 27 Kasım tarihlerinde Lefkoşa’da düzenlenecektir.

  • Sürdürülebilir Kalkınma insanlığın bu yüzyıldaki en büyük hedeflerinden bir tanesidir. Sürdürülebilir kalkınma "gelecek nesillerin olanaklarını ve seçeneklerini ödün vermeden bugünkü neslin ihtiyaçlarını karşılayan gelişmedir".

    2001 yılında Göteborg Avrupa Konseyi toplantısında,  Lizbon Stratejisi’nin ekonomik ve sosyal hedeflerine hitap eden ilk Sürdürülebilir Kalkınma için ilk Avrupa Stratejisi kabul edilmiştir.

    Sürdürülebilir Kalkınma için Gözden Geçirilmiş Avrupa Stratejisi, halka danışma süreci ile tamamlanmış ve 2006 yılı Haziran ayında Avrupa Konseyi tarafından onaylanmıştır. Bu gözden geçirme süreci sürdürülebilir gelişmenin tehlikeye girmesi ve Avrupa ekonomilerinin sınırlı etkileri ve sınırlı sayıdaki uluslararası taahhütler (örneğin 2002 yılındaki Uluslar arası Zirve Toplantısı’nda kabul edilen Johanesburg Eylem Planı), güvenlik için yeni tehditler ve iyi ülkeler için sürdürülebilir kalkınma için milli stratejilerin geliştirilmesinin gerekliliği nedeniyle gerekli görülmüştür.

    Göteborg Konseyi sonuç bildirgesinde, 6. Çevre Eylem Programı’na ve bu programın maddelerinin hayata geçirilmesinin önemine özellikle işaret edilmiştir. Çevre Eylem Programları 70'li yılların başında bu yana Avrupa çevre politikasının geliştirilmesi rehberlik etmektedir. Bu programlar Kararlar olarak kabul edilip, belirli bir süre için Avrupa çevre politikası çerçevesinde hedeflere ulaşmak için alınması gereken eylemleri belirler. 6. ÇEP on yıllık bir zaman ufku (2012 2002) için,  2002 yılındaki A.B. Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilmiştir.

    NCCD ve 6. ÇEP neredeyse aynı anda oluşturulmuştur. Lizbon Stratejisi çerçevesinde ortak bir role sahiptirler. Her iki önlem ekonomik ve sosyal hedeflerin dengelenmesi strateji olarak devreye sokulmuşlardır. 6. ÇEP Lizbon Stratejisi kapsamında tamamlayıcı bir şekilde NCCD’nin çevresel yönünü teşkil eder. 6. ÇEP ve ESAA birbirlerini tamamlamakta ve birbirlerinin hedeflerine değer katmaktadır.

    6. ÇEP ve NCCD hedefleri arasında birçok benzerlik olmasına rağmen, ilki daha kapsamlı, belli ve ayrıntılıdır ve yönetimin belli yaklaşımlarını belirler. Yeni bir çevre politikası tedbirlerinin hazırlanması için doğru araçları kurar ve yedi Tematik Stratejiler gibi yeni tasarımların yolunu açar. Bu tasarımlar - hava, böcek ilaçları, çöplerin yayılmasının önlemesi ve geri dönüşümü, doğal kaynaklar, toprak, su çevre, kentsel çevre - politikaların tutarlılığını artırmak ve bilgi tabanını geliştirmek için geliştirilmişlerdir.

    Avrupa Konseyi 6. ÇEP ve yeni bir program hazırlanması için Sonuçlar (Ekim 2011, Aralık 2010) kabul etmiş ve 7. ÇEP için önerisini sunması için Komisyona çağrıda bulunmuştur. Komisyon önerisini Kasım 2012'de sunmayı hedeflemektedir. Avrupa Komisyonu, teklif hazırlanması için halkın katılımı sağlamak için 7. Çerçeve Programı hazırlıklarına başlamıştır. Bu hazarlık aşaması 1 Haziran 2012 tarihine dek sürecektir.

    7. ÇEP ‘Kaynakların Sonuç Alıcı bir Biçimde Kullanımı’nı öngören "Avrupa 2020" Stratejisi büyük bir önceliktir. Buna ek olarak 7. ÇEP 202o için hedefler tayin etmek, 2050 yılı için iddialı bir vizyon sunmak ve yeni ihtiyaçların karşılanması için önerilen sunmak durumundadır.

    6. ÇEP’in sonuçlarının değerlendirilmesi 7.ÇEP’in temelini oluşturacaktır. Bu bağlamda, halkın katılımı, Çevre Çalışma Grubu toplantıları, Mart 2012’de Danimarka'da düzenlenen Çevre Bakanları Gayri Resmi Toplantısı sonuçları ve önümüzdeki Haziran ayında kabul edilecek olan sonuç bildirgesi büyük bir öneme sahiptir.

    Kıbrıs Dönem Başkanlığı, imkanlar dahilinde, bu konunun üstünde duracaktır.