BURASI, 2012 KIBRIS AB DÖNEM BAŞKANLIĞI'NIN ÇEVRİMİÇİ ARŞİVİDİR. WEB SAYFASI ARTIK GÜNCELLENMEYECEKTİR.
 
Istihdam ve Sosyal Politika

Avrupa sosyal politikası 1957'de imzalanan Roma Anlaşması’nın yanı sıra değişen koşullar sonucu ekonomi ve sosyal politika arasında ortaya çıkmış olan yeni ilişkiler temel alınarak geliştirilmiştir. O tarihten bu güne dek ortaya çıkan yeni bulgular ekonomi ile sosyal politikanın etkileşiminin arttığını göstermiştir. Güçlü bir sosyal politika için siyasi irade 1989’da imzalanan İşçilerin Temel Sosyal Haklar Anlaşmasına da yansır. Bu anlaşma Avrupa Birliği'nin iş hukuku, fırsat eşitliği, sağlık ve iş güvenliği eksenli birçok yasama faaliyeti için bir referans noktası teşkil etmektedir. 1997 yılında Amsterdam Antlaşması, Avrupa Topluluğu'nu kuran antlaşmaya "istihdam" isminde yeni bir başlık ekledi. Artık Avrupa Topluluğu'nun hedefleri arasında istihdamın yüksek düzeyde teşvik edilmesi hususu da yer almaktadır. Bu anlaşmayla Avrupa İstihdam Stratejisi oluşturuldu. 2000 yılında Lizbon’da gerçekleştirilen Avrupa Konseyi'nde, yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadeleye odaklanıldı. Lizbon'dan sonra gerçekleştirilen Nice Avrupa Konseyi'nde, Sosyal Entegrasyon için Avrupa Stratejisi’nin dört ortak hedefi tanımlanmıştır (Herkesin istihdam ve kaynaklara erişimi, haklar, mal ve hizmetler, sosyal dışlanma tehlikesiyle mücadele, savunmasız insanlara destek ve sosyal dışlanma ile mücadelede tüm paydaşların harekete geçirilmesi). 2010 yılında Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen Yeni Avrupa Stratejisi 2020 birbirini güçlendiren üç öncelik belirlemiştir: Akıllı gelişim, sürdürülebilen gelişim ve engelsiz gelişim. Bu proje bağlamında A.B., sosyal politikayı ve istihdam politikasını yakından ilgilendiren beş hedef belirlemiştir:

  • 20-64 yaş arası nüfusun % 75'i istihdam sahibi olmalı ve
  • Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan insan sayısı 20 milyon oranında azaltılmalıdır.

Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın Sosyal Politika ve İstihdam Politikası için öncelikleri şunlardır:

  • Çocuk sağlığı odaklı sosyal uyumun güçlendirilmesi, yaşlı insanların bütün toplumsal faaliyetlere aktif katılımını ve kuşaklar arası dayanışma
  • Daha fazla ve daha iyi istihdam için yatırım, yeni ve yükseltilmiş becerilere ve gençler arasında işsizlikle mücadele üzerine odaklanma
  • Katılımcı süreçlerin güçlendirilmesi ve sosyal ortakların, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun Avrupa Stratejisi 2020’in uygulamasına katılımı. İstihdama, fakirliğe ve sosyal dışlanmaya yönelik politikalara öncelik tanıma ve ulusal ve Avrupa ölçeğindeki başarılı örnekleri dikkate almak
  • Birleşmiş Milletler Pekin Platformu Göstergeleri için istihdamın promosyonu, kadına yönelik şiddetle mücadele ve şiddete maruz kalan insanlara yardım. Kıbrıs Dönem Başkanlığı cinsiyet ayrımcılığının önlenmesi için üye devletler arasında başarılı örneklerin değiş tokuşunu teşvik edecektir.
  • Serbestçe hizmet sunma A.B.’de temel bir haktır. Bu hak çerçevesinde, sunduğu hizmetler ekseninde şirketler çalışanlarını diğer ülkelere gönderebilir. İşçi gönderme üzerine mevcut direktif istihdam koşulları ile ilgili Avrupa düzeyinde çalışma koşulları için zorunlu standartlar belirler. Bu standartlar gönderilen işçiler için uygulanmalıdır.

    Avrupa Komisyonu gönderilen işçiler hususundaki mevzuatı gözden geçiren, kuvvetlendiren ve daha şeffaf bir hale sokan yeni bir Direktif önermiştir. Önerilen Direktif çalışanların ve şirketlerin konu hakkında bilgilendirilmesi bağlamında daha iddialı bir içeriğe sahiptir. Ulusal makamlar arasında daha sıkı bir işbirliği öngörmektedir. İşçi gönderiminin desteklenmesi için bazı kaideler içermekte ve çalışma şartlarını ekarte etmeye çalışan ‘posta kutusu’ - tabela şirketlerle mücadeleye büyük önem atfetmektedir. Aynı zamanda, denetim mekanizmaları geliştirmekte, ulusal makamların sorumluluklarını belirlemekte, işçi haklarının uygulanışını ve inşaat sektöründeki yabancı işçilerin maaşlarını garanti altına almaktadır. Ayrıca, şikâyetlerin ele alınması hususunu dikkate almaktadır.

    İşçilerin gönderilmesi ile ilgili önerilen Direktif ile birlikte, Komisyon, serbest yerleşim ve hizmet sunma hakkı çerçevesinde, ortak eylem için temel hak konusunda AB düzeyinde temel ilke ve kurallarını tanımlayan bir düzenleme önerdi. Önerilen düzenleme kolektif eylem ve hizmet sağlama özgürlüğü arasında bir üstünlük olmadığını belirtmektedir.

  • Elektromanyetik alanlar, ev, tatil ve iş ortamları gibi gündelik yaşantının her safhasında karşımıza çıkar. Endüstriyel, tıbbi ve deneysel faaliyetler çerçevesinde, yüksek oranlarda elektromanyetik alanlarla temas çalışanların sağlığını tehlikeye sokabilir. Bu bakımdan, bu alanlarla temasın sınırlandırılması noktasında bazı koruyucu önlemlerin alınması zaruridir. Elektromanyetik alanlara temas noktasında yürürlükte olan mevzuat iş ortamında iş sağlık ve güvenliğini arttırmaktadır. Ancak mevzuatın uygulanış şeklinde bazı pratik zorluklar karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle ve vatandaşların sağlığının ve şirketlerin faaliyetlerini sürdürmelerinin güvenceye altına alınması için, Avrupa Komisyonu mevcut mevzuatı güncelleştiren bir öneriyi kabul etmiştir. Komisyon, ilk başta kendisinin önermiş olduğu maruz kalma limit değerlerini değiştirmiş ve statik manyetik alanlar için sınır değeri belirlememiştir. Bu son nokta sağlık sektöründe manyetik tomografi (MRI) için önemli bir parametredir.
  • Fon ilk başlarda 2007 – 2013 dönemi için oluşturulmuştur. Ana hedefi, küreselleşmenin dünya ticaretinde meydana getirdiği değişimler sebebiyle işlerini kaybeden çalışanların desteklenmesidir. Ciddi ekonomik sorunlarla yüz yüze olan bölgelerde, sektörlerde veya pazarlarda işçilerin istihdamını kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Fonun 2014 – 2020 programlama döneminde devam ettirilmesi için Avrupa Komisyonu bir öneri sunmuştur. Yeni dönemde bu fondan çiftçilerin de yararlandırılması düşünülmektedir.